Uzun Vadeli Finansman

Günümüz finansal piyasalarında her köşe başında farklı ihtiyaca cevap verebilen, farklı boşlukları değerlendiren finansal kurumlar var. Bunlardan bir tanesi de risk sermayesi kuruluşları. Bu haftaki yazımızda işte bu risk sermayesi finansman modelinden bahsedeceğiz. (Yenigun Gazetesi, 29.10.2012)

Risk sermayesi kuruluşları henüz başlangıç aşamasındaki yüksek riskli, ama getirisi de yüksek olabilecek firmalara finansman kaynağı sağlayan şirketlerdir. Dünya çapında birçok yeni finansal varlıkta olduğu gibi risk sermayesi şirketleri de ilk defa ABD’de 1957 yılında ortaya çıkmıştır. “American Research and Development” adlı şirketin “Digital” adlı şirkete 70 bin dolarlık yatırımı olmuş, Digital bu sermaye ile kurulmuş ve sadece 15 yıllık bir süre zarfında Digital’ın piyasa değeri tam 5000 kat artarak 3,5 milyar dolara ulaşmıştır.

Yukarıdaki örnekte risk sermayesi şirketi American Research and Development, yatırım yapılan firma da piyasa değeri hızla artan Digital olmuştur. Risk Sermayesi finansman modeli ile kurulan dünyaca ünlü diğer şirketlere ise Microsoft, Intel, Cisco Syetems örnekleri verilebilir.

Risk Sermayesi şirketi Türkiye’de ilk defa Vakıfbank tarafından 90’lı yılların ortalarında kurulmuştur. Risk Sermayesi ile kurulan ve büyüyen Türk şirketleri örnekleri ise Havaş, Yemeksepeti.com, Kariyer.net gibi şirketlerdir.

Bu finansman modeli’nin banka kredileri ile finansmandan belli başlı farkları vardır. Örneğin, banka kredileri yeni kurulan ve sağlam teminatı olmayan şirketlere genelde verilemez. Çünkü bankalar, mali analistleri ve istihbaratçıları aracılığıyla yakın zamanda kar elde edebilecek ve dolayısıyla yakın zamanda borcunu ödeyebilecek firmalara kredi vermektedir.

Oysa ki risk sermayesi şirketleri özsermaye yatırımı yaptıkları için daha uzun vadeyi bekleyebilmektedir. Şirket yeterince büyüyüp piyasa değeri arttığında ise şirketi halka arz edip, ikincil piyasada ilgili şirket hisselerini satmaktadırlar. Bazı risk sermayedarları ise yatırımlarını sermaye piyasalarının fazlaca gelişmediği bizim gibi ülkelerde hisseleri halka arz etmeden başka yatırımcılara ya da bizzat girişimcinin kendine satabilmektedir.

Bu finansman modelinin kredili finansman modelinden bir diğer önemli farkı ise yatırımı yapan şirketin aktif bir şekilde yatırım yapılan şirket yönetiminde söz sahibi olmasıdır. Gerekirse yönetim kurulunda temsil edilme ve anahtar role haiz bazı yöneticileri bizzat atama hakları olabilmektedir.  Literatüre göre yatırımcı ancak bu şekilde yaptığı riskli yatırımı sürdürebilme ve eğer gerekirse yeni sermaye aktarımı yapma fırsatı bulmaktadır.

Netice itibariyle risk sermayesi, yeni fikirlerin/teknolojilerin geliştirilmesi, girişimci sınıfın desteklenmesi, istihdam üretilmesi, AR-GE faaliyetlerini sadece büyük firmaların tekelinden çıkarma gibi faydaları olan oldukça önemli ve uzun vadeli bir finansman modelidir.

Sağlıcakla Kalın

Emrah SERBEST

Emrah Serbest, İzmir’in şirin bir kasabası olan Torbalı doğumludur (hep öyle derler ya: “şirin bir kasaba”). İlk öğrenimini Torbalı Kazımpaşa İlkokulunda aldı. Orta ve lise öğrenimini ise Torbalı Anadolu Lisesi’nde tamamladı..

DİĞER YAZILARIM

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

css.php